Ston and Mali Ston, Croatia

The two settlements (Mali Ston meaning Little Ston) form an interesting system, for they are linked by some of the longest fortifications in Europe, originally over 7km long, with almost 5km remaining today. The walls climb and descend along with a hill, which separates the two settlements. Mali Ston was founded in 1333, as part of a defensive system meant to protect the citadel of Dubrovnik, whilst Ston is among the first settlements of the time built according to a clearly established plan, with straight streets, administrative buildings and residential spaces. In Mali Ston, the port has the role of the square, as is traditionally the case in most Mediterranean settlements. By contrast, Ston’s square was designed as an independent space, yet still on the outskirts of the settlement.

Valladolid, İspanya, Plaza Mayor

İspanya’da en büyüklerden biri olan Valladolid Plaza Mayor85, 122 metre uzunluğuda ve 82 metre genişliğinde olup, mükemmel bir dikdörtgen şekline sahiptir ve bu ölçüleri sayesinde 3 x 2 bir oranını tanımlamaktadır. İspanya’da yapılan bu türündeki ilk meydanıdır. 1617 yılında Madrid’de inşa edilen merkez meydanı ve 1729 yılında Valladolid Plaza Mayor’daki mimarlığını mükemmele ulaştıran Salamanca’da inşa edilen meydan için bir örnek olmuştur.  Daha sonra yapılan, İspanya ve Güney Amerika’daki bir dizi meydan bu iki modeli takip ettiğinden dolayı, doğrudan olmasa da yine Valladolid meydanıyla ilgilidir.21 Eylül 1561 yılında büyük bir yangın Valladolid şehrini kuşatıyor ve üç gün boyunca evlerini yakıyor. Şehir sefaleti yeni kentsel fikirleri hayata geçirme fırsatını yaratıyor. Yeni meydanın projesi, rönesansın denge ve simetri prensiplerini takip ediyor. Meydan, portiğin aralarında girecek, ortada tamamen boş olacak şekilde, kapalı bir dikdörtgen olarak düşünüldü. Mimar Francisco de Salamanca, tıpatıp benzer ön cepheleri inşa eder ve onları aynada yansıtır şekilde düzenler; bunların arkasında yetkililer ve lonca üyeleri için yaşam alanları vardır. Alt katta, meydanın etrafında bir sütun bulunmaktadır.

Sofia, Bulgaristan, Ploshcead Sveti Aleksandar Nevski

Bulgaristan bağımsızlığını kazandığı 1878 yılından hemen sonra, Sofya’da muhteşem bir katedral inşa etme planları başlamıştır. Temel taş 1882 yılında atılmıştır, ancak katedral 20. yüzyılın başlarında tamamlanmıştır ve Rus askerleri anısına Aziz Aleksandr Nevski’ye adanmıştır. Katedralin etrafında ilk modern Balkan meydanlarından biri bulunmaktadır. Çok büyük bir sembolik yüke sahip bir alandır çünkü burada, boyutu daha küçük olsa da, şehrin adını veren Azize Sofya (4. – 6. Yüzyıl) kilisesi bulunmaktadır.

Wismar, Almanya, Markt

Baltık Denizi limanı olan Wismar, Hansa Birliği’nin bir parçası olarak on üçüncü ve on dördüncü yüzyıllarda gelişir. 10.000 metrekarelik bir alana sahip olan şehrin merkezi meydanı Am Markt, kuzey Almanya’nın en büyük ve en güzel meydanlarından biridir. Binaları, çeşitli mimarileri göstermektedir; tipik olan ve kuzey Gotik stiline ait, on dördüncü yüzyılın kırmızı tuğla evlerinden, geçen yüzyılın başlarından neoklasik veya Art Nouveau cephelerine kadar farklı mimari stiller bulunmaktadır. Meydanın odak noktası, 1602 yılında Hollanda’dan getirilen zengin metal süsleri olan Wasserkunst çeşmesidir. 1380 yılında inşa edilen Alter Schwede ismindeki kırmızı tuğlalı bir Aristokratın evi, meydanın bu tarzı olan evlerin en eskilerinden biridir, bakışları üzerine toplamaktadır.

Timişoara, Romanya, Piața Unirii, Piața Libertații

1716 yılında, Eugene de Savoya’nın birlikleri Timisoara’yı Türklerin ellerinden aldı. Avusturyalılar, Avrupa’nın en büyük burç şehirlerinden birini burada inşa etmeye karar verdi. Şehirin tahkimatıları ondokuzuncu yüzyılda yıkılmıştır, ancak tipik Orta Avrupalılara göre inşa edilen iki meydan, bugün hala yerlerindedir.

Saraybosna, Bosna Hersek, Bascarsija

Baščaršija dates back to the 15th century, when İshakoğlu İsa Bey, the Turkish governor of Bosnia, builds Sarajevo. In keeping with the Oriental urban tradition, the cities have no square but a bazaar- this is what Baščaršija means and it was the commercial, administrative and cultural heart of the place. Here, mosques were built, along with shops, a library, a clock tower, inns. When the city becomes part of Austro-Hungary in 1878, the new rulers desire its transformation into a European city. A fire helps with the architects’ plans and the central space of the bazaar, dominated by a minaret in the 16th century, becomes a square. Today, it is unofficially known as “Dove square”.

Antwerp, Belçika, Grote Markt

Aslen Grote Markt, ortaçağ kentinin dışında bir pazardı; kuzeyden gelen tüccarlar, güneyden gelenlerle alışverişte bulunduğu bir yerdi. 1220 yıllında, I. Hendrik van Brabant Dükü, meydan alanını topluma bağışlıyor. Bu alan, şehrin merkezi olacaktır. Bugünün şekli, çoğu planlanmayan ardışık değişikliklerin sonucudur. Fakat mutlu bir sonuç: hangi köşesinden girersen gir, meydanın tamamını birden göremezsin; aşamalı olarak, alanın derinleşmesi gibi ortaya çıkar. Lonca evleri meydanın iki yakasını oluşturuyor. Kentin UNESCO listesindeki Rönesans binası güney tarafına doğru konumlanmıştır. Katedral, komşu meydanda bulunmasına rağmen, her yerden görülebilmektedir. Ortada ise, 1887 yıllındaki Brabo Çeşmesi, şehrin kuruluş efsanesini çağrıştırmaktadır.

Slavonice, Çek Cumhuriyeti, Náměstí Míru, Horní náměstí

İlk olarak 1260 yılında tasvir edilen ve Almanca Zlabings olarak bilinen ismiyle, Slavonice Avusturya sınırından bir kilometre uzakta bulunmaktadır. Coğrafi konumu, mimarisini korumak için büyük bir şanstır. 1945 yılında Alman nüfusunun sınır dışı edilmesinden sonra, sınırlara çok yakın olan şehir otoriteler tarafından öylece bırakılmaktadır ve hiçbir sosyalist binası inşa edilmemektedir. Son yıllarda, yenilenmiş ve sanatsal bir koloniye dönüştürülmüştür. Daha önceki zamanlarda, on dördüncü ve on yedinci yüzyıllar arasında büyük bir ekonomik gelişmeden sonra, Rönesans mimarisini ve başlangıç planını korumasına ve o gelişim aşamasında kalmasını sağlayan bir diğer şansı, Prag’ı Viyana’ya bağlayan ticari rotadan şehri çıkarmaktı. Şehir planı atipiktir ve birbiriyle bağlantılı iki meydanla sınırlıdır. Üçgen şeklindeki Barış Meydanı ve düz uzun olan Yukarı Meydanın odak noktası, etrafı evlerle çevrili kilise binasıdır. Geç Gotik ve Rönesans döneminden kalma binalarının büyük bir kısmı sağlamdır ve bir çoğunun cephesi özel bir sgraffito tipi ile dekore edilmiştir.

Kruševo, Makedonya, Cearshia

Kruşevo, Aromence Cruşova olarak bilinen, Bushova Dağı’nda bulunmaktadır ve tüm Balkan Yarımadası’nın en yüksek şehridir. Mimari, Avrupa ve Ortadoğu’nun karışımıdır, ilginç ve atipiktir. Şehir, Türkler Macedo’yu yaktıktan sonra buraya gelen zengin Aromen mülteciler ve ev yapımında çok yetenekli olan Mijak grubundaki Slavlar tarafından kurulmuştur.

Merkez pazar farklı geleneklerle örtüşüyor. Adı, bir Türk kelimesinden geliyor ve anlamı merkezdir. Mekanın organizasyonunda Avrupa unsurlarını da içermektedir, çünkü büyük Avrupa başkentleri buradaki zengin tüccarlarla aşina olmuştur.

Perast, Karadağ, Trg Sveti Nikole

Kentsel yapı, kentin en üst düzey ekonomik gelişimde bulunduğu, Venediklilerin altındaki dönemine dayanmaktadır. Birçok kıyı kentinde olduğu gibi,  meydan ayni zamanda bir limandır. Burada, batı tarafında belediye binası, doğu tarafında ise borsa bulunmaktadır. Kuzey tarafındaki Aziz Nikolaos Kilisesi, Adriyatik kıyısının en yüksek çan kulesine sahiptir. “Balota” olarak adlandırılan bir taş, liman-meydanının sonunu ve kilisenin meydanının başladığı yeri gösterir, aynı zamanda mekanın yapılandırılmasının toplum için çok önemli olduğunu kanıtlamaktadır.

Stralsund, Almanya, Alter Markt, Neuer Markt

Eski Meydan ve Yeni Meydan, şehirin farklı uçlarında, neredeyse simetrik olarak coğrafi merkeze konumlanmış, Orta Çağ için tamamen atipik bir dağılım içinde yer almaktadır. Taşıdıkları isimlere rağmen, büyük olasılıkla kuruluş tarihleri aralarında çok fazla yıl yoktur. Alter Markt ilk olarak 1277 yıllında bir belgeyle forum olarak adlandırılmaktadır. Neuer Markt ise, on yıl sonra, 1285 yıllında resmi bir şekilde tanımlanır. Eski Meydan her zaman başrole sahiptir, ancak ikisi de birçok bakış açılardan şekil, yüzey ve hatta paylaştıkları işlevlerden dolayı birbirlerine benzemektedir. Kırmızı tuğlalı gotik kiliselerle su arasında izole edilen Stralsund, görkemli bir ortaçağ Baltık Denizi şehridir.

Schwerin, Almanya, Am Markt

Schwerin Am Markt, tam olarak bir meydanın tanımıdır. Kentin kurulduğu günden bu yana yer alan, şehrin coğrafi merkezinde, hemen hemen eşit tarafları olan bir dörtgen, katedralden belediye binasına kadar tüm önemli binaları bir araya topluyor ve uzaktan, bir masal kalesi tarafından domine edilimektedir. Meydanda uygulanan, Aslan Henry zamanında belirlenen sıkı ticari kurallar, şehri ekonomik olarak geliştirmek için tasarlanmıştır. Her ticaret türünün önceden belirlenmiş bir yere sahiptir. Örneğin, balık sadece meydanın kuzeydoğu bölgesinde satılabilirdi. Kasaplar, kapalı tezgahlara sahip olmak zorundalardı. Meydanda, yanlızca yerel esnaf ve sanatkârların mallarını getirmelerine izin verilirdi. 1171 yılından sonra, yılın sadece bir gününde yabancı tüccarlar da buraya gelebilirdi.

Trieste, İtalya, Piazza dell’Unita d’İtalia

Piazza Grande veya Piazza dell’Unitâ d’Italia, Avrupa’nın en büyük denize açılan meydanı olup, yaklaşık 17 000 m2’dir. Bir yol ve bir gezinti yolu ile ayrılsa da, meydan ve Adriyatik suları, Fontana dei Quattro Continenti’nin bulunduğu meydanın diğer ucundan geçerken, şehiredeki ana yolların çoğunun kesiştiği noktada birleşiyor gibi görünmektedir. Yalnızca iki bayrak direği, bu perspektifin çerçevesini oluşturmak için yeterli sayılır. Meydanın tarihi, 1252 yıllında ilk Palazzo Comunale’nin inşasıyla başlıyor, ancak şimdiki görünüm çok daha yakın bir geçmişe sahiptir ve Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun bir parçası olduğu ondokuzuncu yüzyılın ikinci yarısındaki dönüşümleri yansıtmaktadır. Meydanın çevresini tanımlayan anıtsal yapıların çoğunu, ancak 1858 yılından sonra inşa edilmiştir.

Brescia, İtalya, Piazza Paolo VI, Piazza della Loggia

Piazza Paolo VI, geniş bir meydan sisteminin en büyük parçası olmakla birlikte, Brescia’nın ana meydanıdır. Ortaçağ döneminden kalmadır. Duomo Vecchio ve Duomo Nuovo’nun yanı sıra, Belediye Binası Il Broletto da burada bulunmaktadır. Fakat Brescia’nın meydanlarının en güzeli, hemen yanındaki komşu meydanı olan Piazza de la Loggia’dır. Meydanın inşaatı, Filippo Grassi yönetiminde ve en otantik Venedik tarzında 1489 yılında başlamıştır.

Meydanda bulunan tüm binalar, görsel olarak ona bağlıdır ve arkatını aynada yansıtmaktadır. Karşı tarafta bulunan ve bakışları üzerinde toplayan Torre dell’Orologio, kemer altı sayesinde Piazza Paolo VI’ya geçişi sağlamaktadır. Astronomik saat kulesi, 1546 yılından kalmadır. Piazza della Loggia’da, eski sakinlerinin kent idaresiyle ilgili şikayet notlarını üzerlerine yapıştırdıkları Brescia’nın dört “konuşan heykel” inin üç tanesi burada bulunmaktadır.